Çocuk Kanserleri
KANSER NEDİR?
Vücudumuzun temel yapıtaşı hücrelerdir. Hücreler, kontrollu ve dengeli bir şekilde çoğalarak normal büyüme ve gelişmeyi sağlarlar. Vücudun herhangi bir yerindeki hücrelerin kontrolsuz bir şekilde çoğalması sonucunda bir şişlik oluşur, buna tümör denir. Tümörler selim (benign) veya habis (malign) olabilir. Selim tümörler kaynak aldıkları bölgeye sınırlıdırlar, diğer bölgelere yayılım yapmazlar. Habis tümörler ise kaynak aldıkları bölgede büyürler, ayrıca komşu dokulara ve uzak organlara yayılabilirler. Habis tümörlere kanser denir.
ÇOCUKLUK KANSERLERİNİN GÖRÜLME SIKLIĞI NEDİR?
Çocukluk çağı kanserlerinin görülme sıklığı bir milyon çocukta 120 kadardır. Buna göre Türkiye’de her yıl 2400 yeni çocuk kanseri olgusu beklenmektedir. Kanser tanı ve tedavisinde, özellikle ilaç tedavisinde (kemoterapi) kaydedilen önemli gelişmelere paralel olarak çocukluk çağı kanserlerinde sağkalım önemli ölçüde artmıştır. Çocukluk çağı kanserlerinin % 60-70′i günümüzde tamamen şifaya kavuşmaktadır. “Kanserden korkma, geç kalmaktan kork” sloganı çok doğrudur. Erken tanı konan, erken evrede yakalanan hastalarda kurtulma şansı çok yüksektir (% 80-90). Bizim görevimiz, hem halkı, hem her basamaktaki sağlık çalışanlarını bu konuda bilgilendirmek, böylelikle hastanın en küçük uyarıcı belirtilerde hekime başvurmasını ve hekimin de hızlı bir şekilde tanıya gidip hastayı kanser tedavilerinin yapıldığı merkezlere sevk etmesini sağlamaktır.
ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ NELERDİR?
Görülme siklığına göre sırasıyla,
1. Lösemiler
2. Beyin tümörleri
3. Lenfomalar (Lenf bezesinden kaynaklanan kanserler)
4. Nöroblastomlar (İlkel sinir hücrelerinden köken alan kanserler)
5. Wilms tümörü (Çocukluk çağında en sık rastlanan böbrek tümörü)
6. Yumuşak dokudan köken alan sarkomlar (en sık çizgili kastan köken alan rabdomiyosarkom görülür)
7. Kemik kanserleri (Osteosarkom, Ewing sarkom)
8. Retinoblastom (Göz tümörü)
9. Germ hücreli tümörler
10. Karaciğer kanserleri
11. Diğer kanserler
ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ
TANILARA GÖRE AÇIKLAYICI BİLGİLER
KAN KANSERLERİ (LÖSEMİ)
Risk faktörleri
· Ailede, özellikle kardeşte lösemi varlığı · Kalıtsal bazı hastalıklar ve kromozom anomalileri · İyonize edici radyasyona maruz kalmak · Benzen, ağır metal, tarım ilaçları ve petrol ürünleri gibi kimyasal maddelere maruz kalmak · Bağışıklık sistemini baskılayan bazı ilaçlara maruz kalmak · Bazı viral hastalıklar sonrası
Riski azaltan önlemler
· Radyasyon ve elektromanyetik kirlenmeye karşı bilinçli olmak ve kendini korumak · Kimyasal ajanlarla temastan kaçınmak · Bağışıklık sistemine etkili ilaçları doktor kontrolünde kullanmak · Sigara, alkol gibi uyuşturucu maddelerin kullanılmaması
Görülme yaşı
· En sık 2-6 yaş
Uyarıcı belirtiler
· Sık ateşlenme · Halsizlik, düşkünlük · Solukluk · Boyun, koltuk altı ve kasık bölgelerinde lenf bezlerinde ağrısız büyüme · Ciltte küçük mor benekler veya erken morarma, çürüme, burun, dişeti kanaması · Ani gelişen nefes darlığı · Kemik ve eklem ağrıları
Erken tanı
· Uyarıcı belirtilerin varlığında acilen doktora başvurmak · Doktor kontrolünde tam kan sayımı yaptırmak
Tedavi
· Amaç, Lösemik Blastların (Farklılaşmamış ana hücreler) oluşumunu durdurmakve yok etmek, aynı zamanda kemik iliğinin normal hücrelerinin çoğalıp, görev yapmalarını sağlamaktır.
1. Kemoterapi dışı tedavi : Kemoterapi ile parçalanan lösemi hücrelerinden açığa çıkan ürik asit, fosfor ve potasyum gibi maddelerin vücuda zararlarını önlemek.
2. Kemoterapi (İlaç tedavisi) : Erkeklerde 3 yıl, kızlarda 2 yıl uygulanır. * Remisyon indüksiyon : Kandaki Blast hücrelerinin tamamen temizlenmesi için yapılan yoğun ilaç tedavisi * Merkezi Sinir Sistemi Profilaksisi : Yüksek riskli hastalarda beyinde saklanabilen lösemi hücrelerini öldürmek için Radyoterapi (Işın tedavisi) yapılır.
* İdame tedavisi : Hastalığın iyilik halinin devamı için ağız yoluyla alınan ilaç ile devam edilmesi. 3. Psikoterapi : Hasta ve yakınlarında oluşacak psikolojik sorunların çözümlenmesi
BEYİN TÜMÖRLERİ
Risk faktörleri
· Ailede kanser varlığı · Bazı kalıtsal hastalıklar ((Kahve renkli iri benler, karaciğer ve böbrek kistlerinin varlığı) · İyonize edici radyasyona maruz kalmak · Elektro manyetik kirlenme
Riski azaltan önlemler
· İyonize edici radyasyon ve elektro manyetik kirlenmeye karşı bilinçli olmak ve kendini korumak
Uyarıcı belirtiler
· Başağrısı · Kusma · Görme bozukluğu, çift görme · dengesizlik · Okul başarısızlığı, kişilik değişiklikleri · Havale geçirme · Şaşılık, göz hareketlerinde bozukluk · Kol ve bacaklarda kuvvetsizlik, felç · Küçük bebeklerde huzursuzluk · Bıngıldak kabarıklığı · Kafa çevresinde büyüme · Gelişme geriliği · Başını bir tarafa eğik tutma · Omurilik tümölerinde sırt-bel ağrısı, kol-bacak felçleri
Erken tanı
· Uyarıcı belirtilerin varlığında acilen doktora başvurmak · Doktor önerisi ile bilgisayarlı tomografi ve magnetik rezonans görüntüleme çektirmek
Tedavi
1. Cerrahi : Tüm beyin tümörlerinde hastaya kalıcı zarar vermeden tümörün olabildiğince çıkarılması amaçlanır 2. Radyoterapi : Işına duyarlı olduğu bilinen tümörlerde uygulanır. Hem kafa hem de bel suyuna yayılma olasılığı olan tümörlerde omurililk boyunca bel de ışınlanır. 3. Kemoterapi : İlaç tedavisine duyarlı olan tümörlerde ve ışın tedavisinin yan etkilerinin yüksek olduğu 3 yaşın altındaki çocuklarda uygulanır. Bu üç tedavi şekli hastanın yaşına ve tümörün cinsine göre kombine edilmektedir.
LENFOMALAR
(Hodgkin Hastalığı ve Hodgkin Dışı Lenfomalar)
Risk faktörleri
· Ailede lenfoma varlığı · Kalıtsal veya edinsel bağışıklık yetersizliği hastalıkları · Bazı kromozom bozuklukları · Epstein-Barr Virüs enfeksiyonu
Riski azaltan faktörler
· Bağışıklık sistemini güçlendirmek (Beslenme ve enfeksyonlardan korunmak)
Görülme yaşı
· En sık 5-15 yaş arası
Uyarıcı belirtiler
· Boyun, koltuk altı, kasık bölgelerinde lenf bezlerinde ağrısız şişlikler · Kuru ve inatçı öksürük · Solunum sıkıntısı · Solukluk · Halsizlik, yorgunluk · Terleme · Kilo kaybı · Sık ateşlenme · Karın ağrısı, karında şişlik, gerginlik · Kusma, ishal · Kanlı dışkı · Barsak tıkanıklığı · İdrar yapmada zorluk · Kemik ve eklem ağrıları
Erken tanı
· Uyarıcı belirtilerin varlığında acilen doktora başvurmak
Tedavi
· Lenfomaların tipine göre tedavi değişir. · Hodgkin Hastalığı hem ilaç tedavisine hem de ışın tedavisine duyarlı olduğundan ; tüm hastalarda ilaçtedavisi ve ardından da ışın tedavisi yapılır. · Hodgkin Dışı Lenfomalar çok hızlı ilerler. Acilen tedaviye başlamak gerekir, temel tedavi yaklaşımı ilaç tedavisidir. Işın tedavisi ve cerrahi yaklaşım ancak bazı özel durumlarda uygulanmaktadır. · B hücreli HodgkinDışı lenfomada ilaç tedavi süresi kısadır.T hücreli HodgkinDışı lenfomada tedavi lösemi tedavisi gibidir.
NÖROBLASTOM
(İlkel sinir hücrelerinin kanseri)
Risk faktörleri
· Kardeşte aynı hastalığın olması · Alkolik anne bebeği · Sara hastalığı nedeni ile ilaç kullanan anne bebeği · Genişlemiş kalın barsak hastalığı · Ailede benzer hastalıkların olması
Riski azaltan önlemler
· Anne adaylarının alkol ve ilaç kullanmamaları
Görülma yeşı
· En sık ilk 4 yaşta
Uyarıcı belirtiler
· Annenin gebelikte çarpıntısı olması, tansiyonunun yüksek olması · Vücudun birçok yerinde ortaya çıkabilir · Karın ağrısı, karında şişlik · Baş-boyunda şişlik · Gözde şişlik, morarma, göz kapağında düşme, göz bebeğinde küçülme, kontrol edilemeyen göz hareketleri · Vücutta istemsiz hareketler · Kol veya bacaklarda ağrı veya felç · Dışkı veya idrar kaçırma veya tutukluk · İshal veya kabızlık · Sırt veya bel ağrısı, omurga eğrilikleri · İştahsızlık, kusma · Burun tıkanıklığı, kanama · Solukluk, halsizlik, uyku hali · Solunum sıkıntısı, yutma zorluğu · Lenf bezlerinde şişlik
Erken tanı
· Uyarıcı belirtilerin varlığında zaman geçirmeden doktora başvurmak
Tedavi
· Cerrahi yaklaşım : Tanısal veya tedavi amaçlı olabilir. Mümkünse kitle tam çıkarılmaya çalışılır. Erken evrelerde tümörün tam çıkarılması tek tedavi şekli olabilir. · Kemoterapi : İleri evre tümörlerde temel yaklaşımdır. Çok ilaçlı tedaviler kullanılır. · Radyoterapi : Işına duyarlı bir tümördür. İlaçla kontrol altına alınamamış, cerrahi olarak çıkarılamayan tümörlerde verilir. · Diğer tümörlerdeki gibi hastalığın yayılımına göre tedavi planlanması yapılır.
WİLMS TÜMÖRÜ
(İlkel böbrek hücrelerinin tümörü)
Risk faktörleri
· Kardeşte wilms tümörü olması · Göz bebeğinin etrafındaki renkli halkanın (İris) olmaması · Kromozom anomalileri · Böbrek ve idrar yollarında doğumsal anomaliler (At nalı öbörek, gelişmemiş böbrek, kistik böbrek hastalığı) · Üreme organlarında doğumsal anomaliler (İnmemiş testis, idrar çıkış deliği anomalileri) · Zeka geriliği, küçük kafatası · Göbek fıtığı, organ büyüklükleri veya vücudun bir yarımının büyümesi · Kulak anomalileri · Ciltte sarı-kahverengi lekeler
Riski azaltan önlemler
· Hamileliklerin başlangıçtan itibaren doktor kontrolünde bebeklerin anomaliler yönünden izlenmesi
Görülme yaşı
· En sık ilk 5 yaşta
Uyarıcı belirtiler
· Karında şişlik, ele gelen kitle · Kanlı idrar
Erken tanı
· Uyarıcı belirtilerin varlığında zaman geçirmeden doktora başvurmak
Tedavi
· Cerrahi: Tümör ile beraber böbreğin tamamı çıkarılır · Radyoterapi: Işına duyarlıdır. Evre ve patolojik sınıflamaya göre ışın tedavisine karar verilir. Cerrahi sonrası en kısa zamanda, 10 gün içinde başlanır. İyi veya kötü gidişli tümör tipine göre değişen dozlarda verilir. · Kemoterapi: Cerrahi sonrası en kısa zamanda, en fazla 5 gün içinde ilaç tedavisine başlanmalıdır. Yayılmamış olanlarda daha az sayıda, yayılmış olanlarda ise daha fazla sayıda ilaç kullanılarak, ilaç tedavisi başlanır. Tedavi süresi 6 ay ile15 ay arasında değişmektedir.
YUMUŞAK DOKU SARKOMLARI
(Rabdomyosarkom vb.)
Risk faktörleri
· Ailede kanser varlığı · Doğmalık anomaliler (İdrar yolları ve üreme organı anomalileri, küçük kafa, iskelet bozuklukları, kalp anomalileri, vücudun bir bölümü veya organlarda büyüme, vücutta iri kahverengi benler) · Uyuşturucu kullanan annelerin çocukları · Doğum öncesi radyasyona maruz kalma
Riski azaltan önlemler
· Hamileliklerin başlangıçtan itibaren kontrol · İyonize edici radyasyondan kaçınma
Görülme yaşı
· En sık 2-6 ve 12-19 yaş
Uyarıcı belirtiler
· Vücudun her yerinde yerleşebilir. Yerleştiği yere göre şişlik ve bası belirtileri yapar. · Baş boyunda kitle · Gözde şişlik, şaşılık göz kapağında kitle · Sinüzit, burun kanaması, tek taraflı burun akıntısı · Kulak akıntısı, dış kulakta polipoid kitle · Karın şişliği, gerginlik · Kanlı idrar, idrar zorluğu · Kanlı vaginal akıntı, vagende kitle · Testis yanında ağrısız şişlik · Kabızlık · Kol veya bacakta ağrısız şişlik
Erken tanı
· Uyarıcı belirtiler varlığında zaman geçirmeden doktora başvurmak
Tedavi · Cerahi, ilaç tedavisi ve ışın tedavisinden oluşan multimodel tedavinin en etkin biçimde uygulandığı tümörlerden birisidir. Herbir tedavi modelinin uygulama zamanı ve yoğunluğu, tümörün yerleşim yeri, yayılım derecesi, hastalığın alt tipi ve hastanın yaşına göre planlanmaktadır. · Cerrrahi : Temel prensip, geniş rezeksiyon ile tümörün tam çıkarılmasıdır. Ancak hastada fonksiyon ve kozmetik bozucu agresif girişimlerden kaçınılmalıdır. · Kemoterapi : Hastalığın yerleşim yeri, yayılım derecesi ve histolojik alt tiplerine göre yoğunluğu değişmek üzere tüm hastalarda ilaç tedavisi kullanılmaktadır. · Radyoterapi : İyi histolojili ve çok erken dönemde saptanmış olan grup hariç tüm hastalarda ışın tedavisi kullanılır.
KEMİK KANSERLERİ
Risk faktörleri
· Ailede kanser · Kromozom bozuklukları · İyonize edici radsyasyon · Radyokontrast maddelere sık maruz kalmak · Yaşıtlarına göre uzun boy · Doğmalık kemik hastalıkları
Risk azaltan önlemler
· İyonize edici radyasyondan ve radyokontrast maddelerden kaçınmak
Görülme yaşı
· En sık 12-19 yaş
Uyarıcı belirtiler
· Ağrı · Şişlik · Hareket kısıtlılığı · Ateş
Erken tanı
· Uyarıcı belirtiler varlığında zaman geçirmeden doktora başvurmak
Tedavi
1. Osteosarkom tedavisi : Primer tedavisi cerrahi ve ilaç tedavisidir. Işına dirençli bir tümördür. İlaç tedavisi cerrahiden sonra uygulanabileceği gibi, cerrahiden önce başlanıp, cerrahi sonrası da devam edilebilir. Işın tedavisi bazı özel durumlarda kullanılabilir. 2. Ewing sarkoma tedavisi : Yaygın bir hastalık olduğundan öncelikle ilaç tedavisi başlanmalıdır. Lokal kontrolü (hastalığın başlangıç yerinin kontrolü) sağlamak için de ışın tedavisi, cerrahi tedavi, veya her ikisi birden kullanılabilir.
RETİNOBLASTOM
(Gözün ilkel hücrelerinin tümörü)
Risk faktörleri · Ailede kanser · Kromozom anomalileri · Doğmalık anomaliler (Küçük kafa, geniş burun kökü, gözlerin birbirinden uzak olması, küçük göz küresi, düşük göz kapağı, başparmak anomalileri)
Riski azaltan önlemler
· Hamilelikte başlangıçtan itibaren doktor kontrolü · Ailede retinoblastom varsa genetik danışma ve doğum öncesi tarama yöntemi ile yeni hamileliklerde risk oranının belirlenmesi Görülme yaşı · En sık ilk 2 yaş
Uyarıcı belirtiler
· Işıkta gözde beyaz yansıma (Kedi gözü refleksi) · Şaşılık · Kırmızı ağrılı göz · Görme kaybı · Solukluk, kafada ve vücudun diğer yerlerinde şişlik (İleri evre belirtileri)
Erken tanı
· Uyarıcı belirtiler varlığında zaman geçirmeden göz doktoruna başvurmak
Tedavi
· Amaç görme fonksiyonu olan gözü kurtarmaktır. Tümörün yayılımına göre tedavi yapılır. Cerrahi, ilaç tedavisi, ışın tedavisi, fotokoagulasyon, kriyoterapi tedavi modellerinden biri veya birkaçı birlikte kullanılabilir.
GERM HÜCRELİ TÜMÖRLER
Risk faktörleri
· Kromozom bozuklukları · Üreme organlarına ait doğumsal bozukluklar
Riski azaltan önlemler
· Hamilelikte kontrol
Görülme yaşı
· En sık 0-3yaş ve 8-14yaş
Uyarıcı belirtiler
· Dışkı ve idrar yapmada güçlük · Karında şişlik · Testislerde ağrısız şişlik · Karında şişlik, gerginlik, ağrı, kusma · Kanlı vaginal akıntı · Öksürük, solunum sıkıntısı
Erken tanı
· Uyarıcı belirtilerin varlığında zaman geçirmeden doktora başvurmak Tedavi · Yayılımın olmadığı erken evrelerde (Evre I) ve olgun teratom tiplerinde yalnızca cerrahi, yeterli olmaktadır. Diğer evrelerde ve malign germ hücreli tümörlerde ise kemoterapi (ilaç tedavisi) uygulanır.
DİĞER KANSERLER
Çeşitli organ kanserleri çocuklarda çok seyrek olup, özellikleri erişkin kanserlerde olduğu gibidir.
KANSER TEDAVİSİ SIRASINDA UYULMASI GEREKEN KURALLAR, YAN ETKİLER VE DESTEK TEDAVİSİ
UYULMASI GEREKEN TEMİZLİK KURALLARI
Kanser ve kanser tedavisi sırasında hastanın infeksiyon (iltihabi hastalıklar) riski yüksektir. Sağlıklı bir kişide önemli bir hastalık oluşturmayan bir mikroorganizma (mikrop), kanserli çocukta çok ağır ateşli hastalığa neden olabilir. Temizlik kurallarına uyarak bu riski azaltabilirsiniz. El yıkama. Yemek öncesi ve yemek sonrasında, tuvalet ihtiyacı sonrasında ve çocuğa yapılacak her müdahaleden sonra eller mutlaka en az 30 saniye su ve sabunla yıkanmalıdır. Sıvı sabun ve kullanılıp atılan kağıt havlu kullanılmalıdır. Vücut temizliği. Vücut temizliği çok önemlidir. Çocuğun sabah kalkınca eli, yüzü yıkanmalıdır. Bu işlem hasta kalkabiliyorsa lavabo başında, değilse temiz sabunlu bir bez ile yapılabilir. Hasta sık çamaşır değiştirmeli, sık banyo yapmalıdır. Kemoterapi (ilaç tedavisi) sırasında banyo yapmanın bir sakıncası yoktur. Radyoterapi (ışın tedavisi) sırasında ise ışın gören sahanın yıkanmaması istenir. Bu konuda doktorun önerisine uyulmalıdır. Ağız bakımı. Dişler her öğün sonrasında (günde 3 kez) yumuşak kıllı bir fırça ile fırçalanmalıdır. Tedavi sırasında ağızda yara (mukozit), dişetlerinde kanama olabilir, bu durumda diş fırçalama çok ağrılı olabilir, o nedenle temiz bir süngerli çubuk ile dişler temizlenebilir. Ayrıca günde 3 kere yemekten sonra ağız gargarası yapılmalıdır. Bu işlem, hazır satılan gargaralarla (klorheksidinli gargara gibi) yapılabileceği gibi, bikarbonatlı (kaynatılmış ılıtılmış 1 bardak suya 1 kaşık karbonat koyarak) gargara ile de yapılabilir. Mukozit varsa, mikostatin içeren suspansiyon günde 3 kere 1 damlalık dolusu ağız içine damlatılır. Beslenme. Tedavi sıarasında birkaç durum dışında, hasta her istediğini yiyip içebilir. Yiyecek ve içeceklerin temizliği çok önemlidir. Kabuklu meyveler iyice yıkanıp, kabukları soyulmalıdır. Açıkta satılan yiyecekler (tezgahta satılan simit, tatlı gibi) verilmemelidir. Ambalajlı gıdalar (ambalaj içinde bisküvi gibi), pişmiş gıdalar verilir. Kortikosteroidler (dekort prednol gibi) tedavide kullanııldığında tuz kısıtlaması yapılmalıdır. Kemoterapi verilirken ve sonrasında bulantı, kusma varsa ağır gıdalardan (yağlı, baharatlı) kaçınılmalıdır. Kemoterapi verilirken naneli şeker, sakız çiğnenerek ağızdaki metalik tat giderilebilir. Bulaşma. Kanserli hasta kimseye hastalığını bulaştırmaz. Ancak etrafındaki enfeksiyonlu (iltihabi hastalık, grip, nezle, boğaz hastalığı gibi) hastadan kanserli hastaya çok kolay enfeksiyon bulaşabilir ve onda ateşli ağır hastalık oluşturabilir. O nedenle öksüren, aksıran, ateşli hastalardan uzak kalması gereklidir.
TEDAVİNİN YAN ETKİLERİ VE ÖNLEMLER
Kan akımına karışan kemoterapötik ilaçlar, kanser hücreleri gibi hızlı çoğalan hücreler tarafından tutulur. Hücrenin büyüme ve çoğalmasını önler, sonunda da hücre yok olur. Antikanser hücreler yalnızca kanser hücrelerini değil, gastrointestinal sistem, kemik iliği, saç kökleri ve üreme sistemi gibi hızlı çoğalan diğer normal hücreleri de etkiler. Dolayısıyla da tedavinin istenmeyen yan etkileri olur. Çoğu yan etkiler uygun önlemlerle azaltılabilinir. Yan etkilerin şiddeti ve tipi, kişiye ve tedaviye göre değişir. Bu yan etkilerin çoğu geçicidir. Sık görülen akut (hemen olan) yan etkiler · Bulantı ve kusma · Enjeksiyon yerinde ağrı ve yanma Daha az görülen akut yan etkiler · Allerjik reaksiyonlar (Kaşıntı, döküntü, göz kapaklarında ,elde ve ayakta şişlik, nefes almakta zorluk) · Damar dışına ilaçların sızması Sık görülen geç yan etkiler · Saç dökülmesi · Ağızda yanma ve yaralar · Kabızlık (özellikle vinkristin ilacının yan etkisi) · Kemik iliğinin baskılanması (kan sayımları düşüktür) Nadir görülen geç yan etkiler · Sarılık (karaciğerdeki bozukluğa bağlı olarak cilt ve göz renginin sarı olması) · Hemorajik sistit (mesanede ilaçların yaptığı zarara bağlı olarak idrarın kanlı gelmesi) · Sinir sistemi bozuklukları (dalgınlık, yorgunluk, iletişim bozukluğu)
Kemoterapinin yan etkilerini azaltacak uygulamalar
1. Vinkristin’e bağlı kabızlık: Tedaviden önce başlanıp, 1 hafta boyunca bol sıvı alımı, meyve suları, sebze ve kepekli gıdalar verilir. Kabızlık çok şiddetli ise laksatif ilaç verilir. 2. Bulantı ve kusma: Bazı ilaçlarla azaltılabilir, ancak tam önlemek olası değildir. 3. Prednizon ve deksametazon’a bağlı yemek borusunda ve midede ekşime, ağrı: Bunu önblemek için yarım bardak süt ve her ilaçla beraber 1-2 kaşık antasid verilir. 4. Metotreksat, adriamisin gibi ilaçlarla ağızda yanma ve yaralar: Önleyici özel bir diyet yoktur. Ağız sağlığına dikkat edilmeli ve özel gargaralar kullanılmalı. 5. Vinkristine, adriamisin, metotreksat, siklofosfamid gibi ilaçlara bağlı saç dökülmesi:. Kullanılan ilaçlara göre değişik derecelerde olabilir. Önlemek olası değildir, tekrar saçlar, çıkar ancak aylar sürebilir. Yeni çıkan saçların renk ve yapısı farklı olabilir. İstenirse peruk kullanılabilinir. 6. Enjeksiyon yerinde vinkristin, daunorubisin veya adriamisin sızmasına bağlı doku yanıkları: Enjeksiyon yerinde ağrı, şişlik, kızarıklık olabilir. Doktora bildirilir ve uygun tedavi yapılır. 7. Hemorajik sistit (mesaneden kanama): İlaç verildikten hemen sonra veya haftalar, aylar sonra da olabilir. Mesanede ilaç bırakmamak için bol sıvı verilmelidir. Pembe veya kanlı idrar görüldüğünde hemen doktora bildirilmelidir. 8. Bazı ilaçlar güneşe duyarlılığı arttırabilir. Koruyucu losyonlar kullanılır.
KAN VE KAN ÜRÜNLERİ TRANSFÜZYONU
Kemoterapinin önemli yan etkilerinden biri de kemik iliğinin normal kan hücrelerini üretme özelliğini azaltmasıdır. Bunun sonucunda da anemi, kanama ve infeksiyon riskleri artmaktadır. Bu durumda kan değerlerinde düşme görülebilir. Doktor gerekli gördüğü takdirde, hastaya kan veya kan ürünleri hastanede verilir (kan ve kan ürünleri transfüzyonu). Kan ve kan ürünleri (eritrosit suspansiyonu, trombosit suspansiyonu gibi) Kızılay Kan Merkezin’den veya hastanelerin kan bankalarından elde edilir.
ANEMİ
Hemoglobin değerinin hastanın yaşına uyugn değerin altına düşmesidir. Kanser tedavisi sırasında hemoglobin 8gr/dl altına düşerse hastaya “eritrosit suspansiyonu” (çocuklarda) 10cc/kg.dozda 4-6 saatte verilir.
TROMBOSİTOPENİ
Trombosit değerinin 175.000/mm3 altında olmasına trombositopeni denir. Trombosit değeri 100.000 /mm3 altında olduğunda kanama riski vardır. Bu hastaların travmadan (vurma, çarpma), aşırı efor gerektiren hareketlerden (sümkürme, ıkınma) kaçınmaları gerekir. Trombositler 20.000/mm3 altına düştüğünde ise spontan kanama (beyin kanaması gibi) olabilir. Trombositler 5.000/mm3 altında ise spontan kanama riski çok fazladır
Trombositler 100.000/mm3 altında olup, kanama varsa (burun kanaması, idrarda kanama, mide kanaması gibi) veya trombositler 20.000/mm3 altında ise trombosit süspansiyonu transfüzyonu (çocuklarda 10 kg’ a 1 ünite dozda, her ünite 20 dakikada) uygulanır.
TRANSFÜZYONDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
1. Kan verersek kişinin (donör), kanla geçebilen enfeksiyonlar yönünden (hepatiB, hepatitC, HIV, sifiliz) taraması yapılmalıdır. 2. Tüm kan ve kan ürünleri, hastanın grubundan olmalıdır. 3. Kan ve kan ürünleri ışınlanmalıdır. 4. Eritrosit süspansiyonu için lökosit filtresi, trombosit suspansiyonu için trombosit filtresi kullanılır. 5. Transfüzyon öncesi verici kanının alıcı kanıyla uyumlu olduğunu görmek için “cross match” yapılır.
ATEŞLİ NÖTROPENİ
Kanser veya kanser tedavisinin kemik iliğini baskılaması nedeniyle hastanın kan değerlerinde düşme görülebilir. Lökositler ve onların içinde nötrofillerin sayısı düşebilir. Nötrofillerin 500/mm3 altına düşmesine nötropeni denir. Nötropeni durumunda, hastanın infeksiyonlara yakalanma riski fazladır. Bu hastalar ateş yönünden çok yakın izlenmelidir (ateşli nötropeni). Ateş (koltuk altında 1 kez 38.50C veya 2 kez 380C üstünde) olduğunda hasta hemen hastaneye getirilmelidir. Ateşli nötropenik hasta acilen hastanede yatırılır. Gerekli tetkikler (kültürler v.s.) alınarak, hemen damar yolundan geniş spektrumlu antibiyotik başlanır. Tedavi, hastanın ateşi düşüp, nötropeni düzelene kadar devam eder. Kültürlerde üreme varsa, tedavinin şekli ve süresi uygun şekilde düzenlenir. Hastanın diğer kan değerlerine de bakılır. Gerekiyorsa kan ve kan ürünleri transfüzyonu (eritrosit süspansiyonu, trombosit süspansiyonu gibi) uygulanır.
Kaynak: Tümörlü Çocuklar Hasta ve aileleri için el kitabı
ISBN 975797017-4
Yazarlar: İnci Ayan, Rejin Kebudi, Ömer Görgün
İstanbul, 2002

